Evrim Türkmen

Neden Bazılarımız Yakınlaşırken Bazılarımız Uzaklaşır?

Stres ve belirsizlik anlarında kimi insanlar daha fazla yakınlık ararken, kimileri mesafeyi artırabilir. Bu farklılığın arkasında ilişkisel öğrenmeler olabilir.

16 Eylül 2026


Klinik Psikolog Evrim Türkmen, Maltepe İstanbul

Bir ilişkide sorun çıktığında herkes aynı şekilde davranmaz. Bazı kişiler hemen konuşmak, temas kurmak ve karşısındaki kişinin hâlâ orada olduğundan emin olmak ister. Bazıları ise düşünmek için yalnız kalmayı, konuşmayı ertelemeyi veya duygusal olarak geri çekilmeyi tercih eder.

Bu farklı tepkiler bazen partnerler tarafından yanlış yorumlanabilir. Yakınlık arayan kişi mesafeyi “umursamıyor” şeklinde okuyabilir; geri çekilen kişi ise konuşma isteğini “üzerime geliyor” diye deneyimleyebilir. Sonuçta iki kişinin kendini korumak için yaptığı şey, diğerinin hassas olduğu noktayı daha da tetikleyebilir.

Yakınlık ihtiyacı ile kendini koruma ihtiyacı

Bağlanma literatürü, bazı kişilerin stres altında ilişkisel yakınlığı artırmaya, bazı kişilerin ise bağlanma sistemini daha fazla devre dışı bırakmaya eğilim gösterebildiğini anlatır. Işık Üniversitesi’ndeki tez çalışmamda incelediğim kaynaklarda, kaçınmacı/dismissive özelliklerin zorlayıcı duygular karşısında geri çekilme, yoğun biçimde kendine dayanma ve sosyal desteğe daha az yönelme ile ilişkili olabileceği ele alınıyordu. Kaygılı/meşgul özelliklerde ise onaylanma ve yakınlığın sürdürülmesine yönelik ihtiyaç daha belirgin olabiliyordu.

Burada amaç davranışlardan birini “sağlıklı”, diğerini “sağlıksız” ilan etmek değildir. Bazen kısa süreli geri çekilmek kişinin duygusunu düzenlemesine yardım edebilir. Bazen de yakınlık istemek çok doğal ve doğrudan bir ihtiyaçtır. Güçlük, bu tepkilerin katılaşması ve ilişkinin tek iletişim yolu haline gelmesiyle ortaya çıkabilir.

İlişkide döngüyü görmek

Örneğin bir partner tartışma sırasında yakınlık aradıkça diğeri uzaklaşıyorsa, ilk kişi daha çok konuşmaya çalışabilir. Bu yoğunluk ikinci kişiyi daha da geri çekebilir. Geri çekilme arttıkça ilk kişinin kaygısı büyür ve daha fazla temas arar. Bir süre sonra çift, başlangıçtaki konudan çok bu döngüyle mücadele etmeye başlayabilir.

Bu noktada “Kim haklı?” sorusu yerine “Biz burada nasıl bir döngüye giriyoruz?” sorusu daha işlevsel olabilir. Kişinin kendi otomatik tepkisini fark etmesi de önemlidir: Mesafe karşısında hemen tehdit mi algılıyorum? Yakınlık talebi geldiğinde üzerimde baskı mı hissediyorum? Zorlandığımda ihtiyacımı açıkça söyleyebiliyor muyum?

Yakınlaşmak ve uzaklaşmak, çoğu zaman yalnızca o anki tartışmaya verilen tepkiler değildir; ilişkide güvenlik ve korunma biçimlerimizin de bir parçası olabilir. Bu örüntü fark edildiğinde, çiftlerin birbirlerinin niyetini daha doğru okuyabilmesi ve yeni iletişim yolları geliştirebilmesi mümkün hale gelir.

Çalışma notu: Bu yazı, Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde hazırladığım yetişkin bağlanma biçimleri, yakın ilişkiler, iletişim becerileri ve sosyoekonomik arka planı inceleyen lisans araştırmamdan ve çalışma kapsamında incelenen bilimsel literatürden uyarlanmıştır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel psikolojik değerlendirme veya tanı yerine geçmez.

Psikolog Evrim Türkmen

Evrim Türkmen

Klinik Psikolog

Maltepe, İstanbul

HakkımdaRandevu Al

Tüm Yazılara Dön